gezgin.com yeni kayıt | giriş 
notlar
aktiviteler
fotoğraflar
gezi yazıları
forum


not ekle
fotoğraf ekle
aktivite ekle
yazı ekle
foruma yaz



Akdeniz'in fakir İtalya'nı : Sicilya Adası

Akdeniz'in fakir İtalya'nı : Sicilya Adası - (16.8.2008)

Akdeniz'in fakir İtalya'nı : Sicilya Adası
Palermo-Agrigento-Caltagirone-Ragusa-Noto-Siracuse-Taormina
9-21 Ağustos, 2007

Bu sefer mafyanın ülkesine misafir oluyorum. Daha Palermo şehri girişinde gökyüzüne doğru sivrilen simsiyah demir metal yığınına bakakalıyorum. Geride kalan mafya terörünün anısına dikildiğini anladığımız bu çirkin çubuk demirler hoşgeldiniz mafya topraklarına der gibi duruyor.

Sicilya'dayım. Bu adaya beni sürükleyen şey kuşkusuz İtalyan ruhu ve bilinmezlik. Adanın, hala İtalya'nın en fakir bölgesi ve resmi olmayan rakkamlara göre %30'larda olduğu tahmin edilen işsizlik oranı ile burası hala Avrupa'nın az gelişmiş tarım bölgelerinden biri. Barok döneminin en ihtişamlı yapıları ile özellikle bu dindar Katolik halkın her küçük meydana kondurduğu katedral ve kiliseler ile ortaçağda sanki dondurulmuş köylerinin birarada olması başımı döndürdü. Sicilya mutfağı ve şarabını, buram buram tarih ve küf kokan sokaklarını, tanrılara adanan Roma tapınaklarını, çok konuşan insanlarını, minnacık arabalarını, tüm huzuru bozan mobiletlerin çıkarttığı o korkunç gürültüyü, limon ve portakal bahçelerini, şarap bağlarını, yaşadıkları bu rahat ve kaliteli hayatı çok sevdim...

Sicilya, yaptığı tüm tanıtımlara rağmen, hala gerçek anlamda turistik bir yer olmuş değil. Turistik olan yerler nokta şeklinde, Cefalu ve Taormina en populer yerler. Ağırlıklı İtalyanlar çok rağbet ediyor, bu nedenle, İngilizce bilen insan sayısı yok denecek kadar az. Zamanla İtalyanlarla aramızda vücut dili geliştikçe, yerel biri gibi olmaya başlıyoruz...

İtalya, deniz ürünleri, makarna, pizza ve dondurma cenneti. Pastane ürünleri parmak ısırtacak cinsten. Hamuru binlerce şekile sokuyorlar. Sofraya gelen ekmek bile pasta gibi. Zeytinyağına bandıra bandıra ekmek yemeden hiçbir masadan kalkamadık. Sicilyalılar gerçekten ağız tadını biliyorlar! Tatil sırasında kilo alıp dönmeyi göze almak lazım!

Tüm adayı 10 günde gezmeye kalktık, bavulumuzu hiç açamadan çoğu kez ertesi gün tekrar, kiraladığımız arabaya tıktık geri, oradan oraya konduk, yine de adanın batı tarafı ile kuzeyini ve etrafındaki adaları programa sığdıramadık... Tüm adayı hakkıyla gezebilmek için en az 15 gün gerekiyor.

Palermo'nun labirent sokaklarını keşfetmek
Buranın eskilerden kalan kötü bir imajı var ama kulak asmayın. Son derece güvenli bir başkent... Tarihi bina dolu sokaklarını gezmek için en az 2 gün gerekiyor.

Agrigento : Tapınakların gölgesi altında
Roma tapınakları ve antik şehir, Unesco Dünya mirası listesinde yer alması nedeniyle, mutlaka gezilmesi gereken bir nokta.

Caltagirone : Seramik cenneti
İşte gerçek ada ruhunun başladığı yer... Araplar sağolsun, burada 1000 yıl önce seramik endüstrisine öncülük etmişler, şehrin her detayı seramik karolarla taçlandırılmış... Hele siesta zamanı kasabadan çıt çıkmayacak kadar huzurlu bir yer... Seramik kaplı merdivenleri ile ünlü... Alınacak hediyelik eşya belli : seramik almadan kasabadan ayrılmayın!

Piazza Armerina ve Villa Romana del Casale
2 yy.da av evi olarak kullanıldığı tahmin edilen, Roma döneminin ihtişamlı yer mozaikleriyle bezeli villa, Dünya mirası listesinde yer alıyor. P.Armerina’nın dar sokakları, tepesindeki katedral ile son buluyor.

Ragusa-Noto : Barok “süslü” kasabalar
Aslında, her 2 kasaba birbirine benziyor, 1693’teki büyük depremle yıkılan şehir itina ile planlanarak, özene bezene yeniden inşa edilmiş. Yaşayan nüfustan daha fazla kilise ve katedral bulunduran Ragusa, seçkin, elegant ve dingin bir yer.

Siracusa : Eski şehir Ortygia, tipik bir Ege/Akdeniz kıyı kenti gibi. Hatta kendimi Bodrum’da hissetmedim desem yalan olur! Adanın en güneydoğu ucu, doğal park statüsünde korunan kumsal plajları ile ünlü.

Etna Yanardağı ve Taormina :
Aktif Etna yanardağının yanına çıkmak son derece etkileyici. En iyi ve temiz deniz Taormina sahilleri. Ayrıca, burada plajlar “beach club”lar sayesinde daha nezih. Grek tiyatrosu arkasında Etna’nın yüce görüntüsü, adanın en sembolik kartpostal resmi. Avrupa jet sosyetesinin gözde şehri Taormina’da çok iyi ve şık restaurantlar bulunuyor, ayrıca gece hayatı çok iyi.

Gezgince İpuçları :

Yüksek sezon : Ağustos ayına dikkat. Şehirlerde yaşayan İtalyanlar adeta şalterleri indirip tatil bölgelerini istila ediyorlar. Haftasonları plajlara kalabalıktan adım atmak mümkün değil. Kalabalık Sicilya ailelerinin çıkarttığı gürültüyü de dikkate almak lazım... Burası Avrupa’nın arka bahçesi gibi!

Uçak : Gidiş, İtalyan havayolu Alitalia ile Roma aktarmalı Palermo. Dönüş Catania havaalanı üzerinden. Yüksek sezonda 440€. Tatilin ilk ve son günü yolda geçiyor. Alitalia'nın İstanbul-Roma uçağı günde bir kere, o da günün ortasında, bütün günü bloke ediyor malesef. İç hat uçuşu nedeniyle Alitalia ile uçmak daha az stresli oluyor, böylece aktarma uçağını kaçırdım derdi olmuyor.

Konaklama : Özellikle Palermo'da gelişen butik otel anlaşıyışından faydalanmak lazım. Fakir bölgelerden korkmayın, en iyi ve ucuz konaklama alternatifleri bu bölgelerde. Hem Sicilya'yı daha iyi hissediyorsunuz. 60-70€'ya antika ile döşenmiş, saray gibi bir odada kalabiliyorsunuz.

Agrigento'da adeta tapınakların bahçesi konumunda olan 4* Hotel Villa Athena (www.athenahotels.com) çok özel bir mekan ama biraz cüzdan yakıyor (130€), önünde terası olan odaları 1 sene öncesinden rezerve etmek gerekiyor!

Taormina, fiyatların tavan olduğu, adada alışık olduğumuz kalite-fiyat dengesinin en çarpık olduğu yer. Basit bir oda için fiyatlar 120€'lara fırlıyor.

İç bölgelerde konaklama yine bed&breakfast. Ragusa çok şık bir kasaba olması nedeniyle, burada mutlaka butik bir otelde kalmak lazım (90-100€ normaldir). Noto'da, Sicilya'ya yerleşmiş bir Fransızın kendi meyva sebzelerini yetiştirdiği bahçesinde motorcularla birlikte bir bungalow'da kalmak da değişik bir tecrübe idi (50€)...

Yemek : Çok ucuz. Şarap, sudan ucuz! 2 kişi çatlayana kadar yiyip 30€'nun altında hesap geldiği Avrupa'da nerede görülmüştür? Deniz mahsüllerini tüketmek şart. Kılıç balığı ile ünlü. Özellikle Sicilya mutfağı üzerine füzyon yapan restorantlar şık ve pahalı ama mutlaka denenmeli (hesap 90-100€ geliyor). Palermo'daki PALAB, ve Taormina'daki La Capinera bunlardan ikisi. Noto meydanındaki Caffé Sicilia’ya mutlak uğramalı.

Tavsiye : Sadece deniz tatili için adaya gelmeyin. Tarih, sanat, din, kültür, arkeoloji ve doğa güzelliklerini de keşfedin.

Seyahat Kaynakçası : Lonely Planet’ın “Sicily” kitabı. Kitap kapağını İzzet Keribar’ın fotoğrafı süslüyor... Ancak kaynak yerel tat ve dokudan yoksun, en iyi kaynak, adada kuracağınız yerel kontaklar.


Iskalamayın! (Bunlar benim ilk 5’im...)

1. Ragusa’yı bir İtalyan gibi yaşamak. İtiraf ediyorum, bohçamı topladığım gibi bu küçük sevimli kasabaya hemen yerleşebilirim! Bu gezinin bir numaralı sürprizi kuşkusuz güzeller güzeli Ragusa’yı keşfetmek oldu...
2. Palermo’ya en az 2 gün ayırmak ve labirent sokaklarını yürüyerek keşfetmek. Bu şehri harita ile anlamaya çalışmayın, kaybolunca da birilerinden yardım beklemeyin. Tesadüfe bırakın, çok daha keyifli ve macera dolu...
3. Devasa Etna Yanardağına yaklaşmak. 2.920m yükseklikte, fokurdayan siyah toprağı ayak tabanlarının altında hissetmek... Yanardağ en son 2002 yılında aktif olmuştu!!...
4. Sicilya mutfağı. Boğazına düşkün olanlar için eşsiz bir lezzet yolculuğu.
5. Caltagirone’nin meşhur seramik kaplı merdivenlerinde, 15 Ağustos Meryem Ana'nın doğum günü kutlamasına şahit olmak. Binlerce yağ lambası merdivenleri rengarenk süslüyor ve aydınlatıyor...


Bike Geçkinli
İstanbul, Türkiye
bikegeckinli@gmail.com